SDAM Seminer Etkinliği: İhvan-ı Müslimin ve Mısır Siyaseti
ETKİNLİKLER - 11.02.2018 18:24
Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), 10 Şubat 2018 tarihinde, İhvanı Müslimin Cemaati'nin Türkiye'de yerleşik liderlerinden Mithat el-Haddad'ın katılımıyla seminer etkinliği düzenledi.

Seminerde kendi hayat serüveninden kesitler aktaran el-Haddad, 1949 yılında İskenderiye'de doğduğunu; önce mimarlık, ardından iktisat, sonrasında ise İslâmî ilimler okuduğunu söyledi. Çeşitli sektörlerde üst düzey yöneticilik yapan el-Haddad, 1973 yılında İsrail'e karşı yapılan savaşta, Mısır ordusunda istihkâm işlerinde görev aldığını, mevzilerin güçlendirilmesinde mühendis olarak çalıştığını aktardı.

Eskiden de İslâmî bir yaşama sahip olduğunu ancak İslâmî Şuura, İhvan'la tanıştıktan sonra sahip olduğunu söyleyen el-Haddad “Eskiden İslâm'ı bireysel ibadetler noktasında yaşardık, İhvan'la tanıştıktan sonra buna İslâmî bilinç boyutunu da ilave ettik. İhvan'ın varlığının İslâmî dayanağı, Âl-i İmran suresinin 104. âyetinde buyrulduğu gibi (Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.) toplumu ıslah etmek, iyiliği yaygınlaştırmak ve kötülüğü nehyetmek gayesidir. Biz de çalışmalarımızı bu gayeye yönelik yürüttük. Ayrıca tarihte ilk defa olmak üzere 1924 yılında Hilafetin kaldırılması, İhvan'ı kuran İmam Hasan el-Benna için, İslâmî mücadele yönünde büyük bir motivasyon kaynağı olmuştur.” dedi.

 

İhvan-ı Müslimin'in Başarısı

İhvan'ın; Mısır'ın İsrail, İngiltere ve Fransa ile savaşlarında oynadığı kilit rol üzerine değerlendirmelerde bulunan el-Haddad, “Unutmayın her kötülüğün altından İngilizler çıkar. 1948 yılında İsrail ve Filistin savaşı başladı, o zaman 10 bin İhvan-ı Müslimin ferdi, İkinci Dünya Savaşı'nda elde ettikleri silahlarla bu savaşta İsrail'e karşı savaştı. 12 İhvan mensubu şehit oldu. BM yetkilileri inceleme yaptığında tüm şehitlerin göğsünden vurulmuş olduğunu görünce İsraillilere ‘göğsünden vurulan bir topluluğa karşı buralarda tutunamazsınız' diyerek uyarıda bulundular. Yaşanan bu ve benzeri gelişmeler üzerine İngiltere, Fransa ve ayrıca Amerika yetkilileri, İmam Hasan el-Benna'nın infaz edilmesine karar verdiler.  Bu görevi onlar adına Kral Faruk yerine getirdi ve el-Benna şehit edildi.” diye konuştu.

Daha sonra Mısır yakın tarihine dair özet bilgiler aktaran el-Haddad, Mısır'da devrimden darbeye, darbeden günümüze devam eden süreçle ilgili açıklamalarda bulundu. El-Haddad, “Devrim sonrası yapılan bütün seçimleri İhvan açık ara kazandı. Zaten öncesinde, Mübarek Döneminde, İhvan'ın partisi bütün engellemelere rağmen mecliste güçlenmeye başlamıştı. Muhammed Mursi, partinin meclis grup başkanıydı. Siyasette iyi bir tecrübe kazanmıştı ve Mısır'ın durumunu iyi tahlil edebiliyordu. Bu yüzden cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildi. Bir yılda öyle çalışmalar gerçekleştirdi ki bazı kimseler Mursi için ‘Mısır'ı yeniden inşa edecek' demeye başladılar. Maalesef darbe gerçekleşti ve şu anda 60 bin seçkin İhvan mensubu Mısır zindanlarında haksız bir şekilde tutulmaktadır.” dedi.

Seçim Komedisi

Muhammed Mursi'nin derin devlet, iş adamları, askerler ve birtakım kirli oluşumlar marifetiyle devrildiğini aktaran el-Haddad Sisi yönetimi, yaklaşan Mısır seçimleri ve İhvan'ın rolüne ilişkin şunları söyledi: “Sisinin icraatları Mısır'ı geriletmekten başka işe yaramadı. Sisi'nin başarısız politikaları Mısır'ı üç kat fakirleştirdi. Ekonomi dibe vurmuş durumda. Tiran ve Sanafir Adaları Suudi Arabistan'a satıldı ki aslında İsrail'e satıldı. Sisi, Mısır'ın Akdeniz'deki haklarının bir kısmından Yunanistan ve İsrail lehine vazgeçti. Mursi döneminde elde edilen Nil Nehri'nin kullanımı ile ilgili kazanımlar Sisi tarafından kaybedildi. Medyanın Sisi'nin yanında yer almasına rağmen halkın Sisi'ye olan desteği %80'lerden %10'lara kadar geriledi. Bunda İhvan'ın darbeden sonra başlattığı ‘bilinçlendirme çalışmaları'nın etkisi çok büyüktür. Sisi, gelecek ay yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde karşısında yarışıp ‘kazanamayacak” aday bulmakta zorlanmaktadır. Bu yüzden her türlü hile ile seçimler garanti altına alınmaya çalışılmaktadır. Çünkü Sisi, kaybedeceği tek şeyin cumhurbaşkanlığı olmayacağının, işlediği cürümlerin hesabını vereceğinin farkındadır. Formaliteden, tanınmamış bir aday bulunmuştur fakat bu kişiyi aday olarak sunan milletvekillerinin kimler olduğu dahi açıklanmamıştır.” ifadelerini kullandı.

 

Seminer soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

 



Yorumlar Yükleniyor..
DİĞER TÜM YAZILAR
Kategoriye ait diğer yazılar
Yavuz Selim Mah. Mehmetçik Sokak. No:71/2 Esenler - İSTANBUL  Email: sdamstrateji@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.