SDAM Seminer Etkinliği: Suriye Meselesi
ETKİNLİKLER - 19.03.2018 17:32
Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), 17 Mart 2018 tarihinde, Suriyeli Âlim Prof. Dr. Abdulkerim Bekkar'ın katılımıyla “Suriye Meselesi” konulu seminer etkinliği düzenledi.

SDAM Genel Merkez seminer salonunda düzenlenen etkinlikte konuşmasına Türkiye halkına Suriyeli kardeşlerine karşı göstermiş olduğu misafirperverlik için teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Abdulkerim Bekkar, kendi hayat hikâyesinden ve aldığı eğitimlerden bazı kesitleri dinleyicilere aktardı. Suriye'nin Humus kentinden olan Prof. Dr. Abdulkerim Bekkar, Suriye rejiminin mahiyetine dair açıklamalarda bulunarak “Suriye sisteminde son sözü daima asker söyler. Rejim özü itibariyle askeri bir kimliğe sahip. Parlamento var ama bu parlamento görüntüden ibaret ve işlevsizdir. 2011'de halk bu rejime karşı ayaklandı. Arap devrimlerine katılanların tümünün gayesi siyasi zorbalıktan kurtulmak ve özgürce yaşamaktı. Tüm devrimler gibi Suriye Devrimi de meşru taleplerle başladı. Dünyanın hak ve özgürlüklerden yana tavır alacağı düşünüldü ama olmadı. Bazı güçler halkın yanında görünse de aslına kendi çıkarının peşindeydi. Suriye Devrimi barışçıl bir şekilde başladı. İlk 6 ay boyunca bu şekilde, sadece gösterilerle devam etti. Sonrasında rejimin evleri basması, halka baskı yapması ve namusa el uzatması olayları rayından çıkardı. Sonuçta 500 bin insan öldü, 1 milyondan fazlası yaralandı. Geriye 1 milyon yıkılmış ev, 7 milyon muhacir -ki bunların 3 milyonu Türkiye'de- ayrıca milyonlarca iç göçe mecbur bırakılmış insan kaldı.” dedi.

Anlatımında aşırı gruplara da değinen Prof. Dr. Abdulkerim Bekkar Suriye'de, kendisini şahsen çok mutlu eden, etnik bir çeşitliliğin olduğunu belirterek “Hepimizin hedefi, kurulacak bir İslâm Devleti'nin gölgesinde, İslâm kardeşliği içerisinde huzurla yaşamaktır. Ancak dış güçler orada bir İslâm Devleti kurulmasını istemedikleri gibi demokratik bir yönetim kurulmasını da istemediler. Halkın tercihlerinin yönetime yansıması onların işine gelmeyeceği için buna yanaşmadılar. Sonuçta onca kayba rağmen rejim yerinde kaldı. Ayrıca DEAŞ gibi aşırı gruplar devrimi yolundan çıkardı. Gençlerde hamaset var ancak kendini, ülkesini, dünyayı ve devletler arası ilişkileri okuyamıyorlar. Duygusallıkla birlikte cehalet de olunca radikalizm doğar. Rejim, Müslüman gençlerin enerjisinin bu tip aşırı gruplar marifetiyle boşa tüketildiğini bildiği için onlardan faydalanma yoluna gitti ve onların faaliyetlerine göz yumdu. Bugün nerede 30 bin kişilik ordunun liderleri? Nerede “Müslümanların halifesi!”? Bu aşırı gruplar devrimin başlarında tekfircilik yaparak insanları dışladılar ve devrimin saflarını bölüp Müslüman halkı ayırdılar.” ifadelerini kullandı.

Bir devrimin başarıya ulaşmasının asgari gereklilikleri bulunduğunu, bunları sağlamadan atılacak adımların faydadan çok zarar getireceğini örneklerle anlatan Prof. Dr. Abdulkerim Bekkar şunları söyledi: “Hiçbir devrim vatanın maslahatına, halkın tümünün maslahatına olmazsa başarılı olamaz. Halkın bir devletten istediği onun ihtiyaçlarını temin etmesi ve adaleti sağlamasıdır. Ayrıca halk kendi yöneticilerini kendisi seçmek ister. Diğer halklarla aynı seviyede olmak, hiç olmazsa normal bir düzeyde olmak ister. Bunları sağlayan devletler kendi halkları tarafından desteklenir. Bu olursa halk devletin işine karışmak istemez. Bir devrim gerçekleştirecek şahsiyetin bahsedilen ilkeleri göz önünde bulundurarak yola çıkması gerekir. Halkın istekleri yerine getirildiğinde halk devletle birlikte olur, değilse karşısında olur. İslâmî Hareketlerin gençleri okumalı ve günümüzün ilimlerini öğrenmelidir. Gençler; sosyoloji, siyaset, psikoloji, tarih, İslâm iktisadı okumalılar. İnsanlar okuyup kültürlendikçe İslâmî davetin önü açılır. Başarının yolu insanı, toplumu, devleti ve dünyayı tanımaktan geçer. Bugün devletlerin en büyük serveti yetişmiş insanlardır. Eskiden önemli olan maddi zenginlikti. Bugün istenilen, okumasıyla, kültürüyle iyi bir mesafe kat eden insandır. Ümmetin üç şeye ihtiyacı var: Eğitim, eğitim, eğitim. İyi eğitilmiş “etkin azınlıklar” eğitilmemiş kalabalıklara göre dünyaya daha fazla etki ediyorlar.”

Prof. Dr. Abdulkerim Bekkar, “Arap Baharı sürecinin arkasında ABD'nin olduğuna yönelik iddialar bulunduğu, buna göre Arap Baharı'nın gerçek sebebinin ne olduğu” ile ilgili bir soruya şu şekilde cevap verdi: “Arap Baharı'nın çıkış sebebi tamamen halkın talepleridir ve ABD'nin desteklediği iddiaları doğru değildir. Tüm despotlar ABD tarafından desteklenmektedir. Esad kimyasal silah kullandı, ABD, kimyasal silahı “kırmızı çizgisi” ilan ettiği hâlde Esad'a karşılık hiçbir şey yapmadı.”



Yorumlar Yükleniyor..
DİĞER TÜM YAZILAR
Kategoriye ait diğer yazılar
Yavuz Selim Mah. Mehmetçik Sokak. No:71/2 Esenler - İSTANBUL  Email: sdamstrateji@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.