SDAM Seminer Etkinliği: 'Reelden İdeale İslam Dünyası'nın Panoraması'
ETKİNLİKLER - 24.11.2018 16:12
Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), 21 Ekim 2018 tarihinde Diyarbakır temsilciliği tarafından, Tarihçi-Yazar Dr. Abdulkadir TURAN'ın katılımıyla 'Reelden İdeale İslam Dünyası'nın Panoraması' konulu seminer etkinliği düzenledi.

Konuşmasına amaçlarının İslam dünyasının bir panoramasını ortaya koymak olduğunu ifade ederek başlayan Turan: “İslam devleti, Allah Resulü'nün (a.s) kurucu liderliğiyle başladı. Daha sonra devlet, Hz. Ebubekir'in halifeliğiyle krizler atlattı ve ümmetin enerjisi içe değil, dışa yöneltilerek açılım sağlandı. İkinci halife Hz. Ömer'in (r.a.) yaptığı en önemli icraat, kurumsallaşmayı gerçekleştirmek oldu ve ümmet gerçek anlamda pratikleşti. Sosyal adalet tesis edilerek genişleyen ümmet idare edildi. Üçüncü halife Hz. Osman (r.a.) döneminin ilk 6 yılı problemsiz olsa da, imtihan ona nasip olmuş ve son 6 yılda problemler yaşanmış, devlette zayıflama baş göstermiştir. Ancak kurumsallaşmanın güçlü olması nedeniyle devlette çözülme olmamış, Hz. Ali (r.a.) döneminde tam bir iç savaş yaşansa da, devlet yine de sağlam bir şekilde ayakta kalmıştır.” şeklinde konuştu.

 Daha sonra İslam devletinin yayılma sürecine değinen Turan: “İslam devleti fetihler yaşayarak, koca bir imparatorluğa dönüşmüştür. Ancak yayılma arttıkça hak ve talepler de artış göstermiştir. Bununla birlikte bazı batıni hareketler de baş göstermiş ve İslam devleti tarihinde ilk kez bir bölünme yaşamıştır. Çatışmaya başlayan ümmet, artık küffara karşı günümüze kadar gücünü kaybetmiş ve çepeçevre kuşatılmıştır. Nihai olarak bugün artık bir batı çağını yaşamaktayız. İslam ümmeti destansı bir mücadele verse de bir istila yaşanmış ve ümmetin % 99'u istila edilmiştir. Ancak bu istila batının tam istediği gibi bir istilaya dönüşememiştir. Zira ümmetin sağlam bir inancı vardır.” dedi.

Ardından ümmet üzerinde projeler uygulayan Medeniyet Çatışması Tezinin sahiplerine değinen Turan şöyle devam etti: “Bu tezin sahipleri şunu iddia ederler; Eğer sağlam bir ideoloji (inanç) varsa ki o da Kur'an'dır. Sağlam bir nüfus varsa ki ümmetin yeterli nüfusu vardır ve bu nüfusun üzerinde yaşadığı bir toprak yani vatan varsa ki o da mevcuttur. Bir de bu nüfusun tarihsel hatıraları yeterli ise bu durumda bu medeniyet kendi içinden sürükleyecek liderler çıkarır ve rakip olur. Müslümanların bitmiş olduğunu düşünüyorsunuz ama henüz bitmiş değiller.”

Son döneme dair de konuşan Turan şöyle devam etti: “Sovyetlerin yıkıldığı 20. yy. sonlarına gelindiğinde Batı, ümmete ciddi anlamda müdahale ederek, ümmeti ya tam ılımlı ya da tam bir şiddet hareketine dönüştürmeyi hedefledi. Böylece ümmeti kavga ettirerek kendi selametlerini sağlama derdinde oldu. Zira onlar çatışma olmazsa ümmetin iktidarları ele geçirme istidadına sahip olduklarını gördü ve olabildiğince çatıştırma projelerine başvurdu. İslam'ın böyle bir enerji ve potansiyeli vardır. Batı bundan hep ürküyor ve “Biz İslam ümmetini yere serdik ama öldüremedik” diye düşünmektedirler.”

Son olarak ümmeti bir arada tutan üst kimliğin İslam olduğu ve ümmetin ancak bu şekilde birlik sağlayıp küffara karşı direnebileceğine değinen Turan, sözlerini şöyle tamamladı: “Batı, önce etnik ve sonra da mezhebi çatışmayı körükleyerek ümmeti parçalamaya çalışmaktadır. ABD, bazılarının iddia ettiği gibi ne Şii, ne de Sünni hilali peşindedir, sadece çatıştırma, bölme ve yok etme derdindedir. Bunu fark etmek, uyanık olmak, birlik ve beraberliği sağlamak dışında başka bir çaremiz yoktur.”

Seminer, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

 



Yorumlar Yükleniyor..
DİĞER TÜM YAZILAR
Kategoriye ait diğer yazılar
Yavuz Selim Mah. Mehmetçik Sokak. No:71/2 Esenler - İSTANBUL  Email: sdamstrateji@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.