SDAM Seminer Etkinliği: 'Strateji ve Gençlik'
ETKİNLİKLER - 02.10.2019 10:36
Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), 22.09.2019 tarihinde Diyarbakır Temsilciliği seminer salonunda,Araştırmacı- Yazar Dr. Abdulkadir Turan'ın katılımıyla “Strateji ve Gençlik” konulu seminer etkinliği düzenledi.

Konuşmasına yeni sezonun hayırlara vesile olması dileğiyle başlayan Turan, “strateji” kavramının Avrupai bir kelime olup net olmasa da Eski Yunan'a dayandırıldığını ve ordu anlamındaki “Stratos” ile yön verme anlamındaki “Ago” kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu, dolayısıyla strateji kelimesinin ordu için bir hedef oluşturup o doğrultuda yön verme anlamında kullanıldığını ifade etti.  Osmanlıcada ise strateji kavramının tam olarak karşılığı olmamakla beraber “sevkü'l-ceyş” diye bir kavramın kullanıldığını, bunun da ordunun sevk edilmesi ve yönlendirilmesi anlamına geldiğini belirtti. Stratejinin terim olarak da belirli bir amaca varmak için eylem birliği sağlama ve düzenleme sanatı şeklinde ifade edildiğini belirten Turan, strateji kavramının ortaya çıktıktan sonra oldukça önemsendiğini ve “stratejisi olmayan bir ordu zafer kazanmışsa dahi kaybetmiştir, stratejisi olan bir ordu ise savaşı kaybetmişse bile kazanmıştır” diyerek bu kavrama yüklenen anlamın önemini vurguladı.

Daha sonra strateji ve hedef belirlemenin önemine değinen Turan: “12. yüzyılın başlarında Haçlılara karşı verilen mücadelede kimi büyük başarılar elde edildiği halde bir stratejiden yoksunluk, nihai başarının elde edilmesini engelledi. Bazen öne çıkan kimi engeller, İslam ordusunu geri çevirmiştir oysa strateji bir anlamıyla engelleri aşma becerisi, hedef belirleyip tüm imkânları onun için kanalize etmektir. Strateji, Nureddin Zengi gibi Kudüs fethedilmeden Mescid-i Aksa için minber yapmaktır, Akşemseddin gibi İstanbul fethedilmeden önce fethine yürekten inanmaktır, Hendek'te Allah Resulü (s.a.v) gibi en zor zamanda bile gelecek olan büyük fetihleri müjdelemektir.” diye belirtti.  

Fetih suresinde müjdelenen fetihte olduğu gibi stratejinin sonucu önceden belirlemek olduğunu belirten Turan, medrese öğrencilerine daha işin başında ‘ilimde derinleşen' anlamında verilen ‘fakih' adının, sadece yol göstermek olmadığını, aslında bu yolla hedefe adapte edilmeye çalışıldığını ifade etti. Turan: “Strateji deyince akla planlama gelir. Batılı eğitimlerde genellikle başarının yolu ‘PUKÖ' yöntemi ile izah edilir. Planla, uygula, kontrol et ve önlem al. Bizler bunu şöyle ifade edebiliriz: Niyet et, amel et, muhasebe et ve tecdide git. Burada konumuz strateji olunca en çok niyet üzerinde duracağız. Önce planlama yani niyet, sonra amel, sonra muhasebe ve en son tecdid. Bizde tecdid iki kanatlıdır. Tecdidin bir kısmı istiğfardır, diğer kısmı tevbedir. İstiğfar geçmişteki eksiklerin izalesidir. Tevbe ise yönelmek anlamında daha iyi bir amele yönelmedir. Dolayısıyla bir yandan niyet ediyoruz, planlama yapıyoruz sonra uyguluyoruz, sonra muhasebe ve değerlendirme yapıyoruz, sonra da istiğfarı getiriyor ve hep yüce bir hedefe yöneliyoruz. Bunu sürekli tekrarlıyor ve bir döngü haline getiriyoruz.”

Hadislerle niyetin amelden daha önemli olduğuna değinen Turan, bir anlamda amelin başarısının niyetin yani strateji ve planlamanın sağlamlığına bağlı olduğunu, En'am Suresi 95. ayeti kerimede geçen ‘newa' kavramının niyet ile aynı kökten olduğunu ve tohum anlamında kullanıldığını ifade ederek, nasıl ki bir tohumda bitkinin tüm programı varsa, niyette de amelin bütün programının olması gerektiğini ifade etti. Her ne yapılırsa yapılsın, önceden planlanması gerektiğini vurgulayan Turan: “Ümmetin başına gelen en büyük felaket, rastgeleliğe mahkûm olmaktır ve buna da kader demektir. Oysa özellikle planlama çağı olan gençlikte, gençler planlı olmalıdır. Aynen namazda edilen niyette olduğu gibi, stratejide de terk ve yöneliş olmalıdır. İlgisiz şeyleri terk, ilgili konulara ise yöneliş… Seyyid Kutup başarıyı getiren üç unsurun olduğunu, bunların ‘plan, ihlâs ve sabır' yani ‘niyet, yoğunlaşma ve irade' olduğunu ifade etmektedir. Her şey plan ile başladığından planlı bir başarısızlığın, plansız bir başarıdan üstün olduğu ifade edilmektedir. İmam Gazali'ye göre ise başarı ‘ilim, irade ve kudret' ile gelmektedir. Önce ilim ve bilgi ile yola koyulmak, ardından niyet ve ameli içinde barındıran irade sahibi olmak ve son olarak kudret yani güce sahip olmak ve zorluklara teslim olmamak gerekir. Sağlam bir ilim ve niyet olmadan sahip olunan güç ve kudret başarı getiremeyecektir.”

Son olarak ümmetin gençlikten büyük beklenti içinde olduğunu ifade eden Turan, hem ümmet hem de bireysel olarak iyi bir strateji ve planlamanın olması, büyük hedef ve ideallere sahip olunması ve bu hedef uğruna mücadele ve gayret edilmesi gerektiğini dile getirerek gençlere başarılar diledi.

Seminer soru ve cevap bölümünün ardından sona erdi.

 



Yorumlar Yükleniyor..
DİĞER TÜM YAZILAR
Kategoriye ait diğer yazılar
Göztepe mahallesi İSTOÇ 3. Cadde N Blok No: 6/103 Bağcılar / İstanbul - Email: sdamstrateji@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.