SDAM Seminer Etkinliği: 'Yusuf Kaplan ile Söyleşi'
ETKİNLİKLER - 26.12.2019 13:35
Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), 01.12.2019 tarihinde Araştırmacı-Yazar Yusuf Kaplan'ın katılımıyla söyleşi etkinliği düzenledi.

Sözlerine Müslümanların sahip olduğu gücün farkında olmadığına değinerek başlayan Kaplan: “Dünyada en evrensel cümleleri kuracak olanlar Müslümanlardı. Ancak Müslümanlar bunun farkında değillerdir. Batılılar bizim farkında olmadığımız bu gücün farkındadır. Bunun farkında oldukları içinde İslam dünyasında kan, gözyaşı ve kaos oluşturmaya devam ediyorlar. Bu zulüm ve kaos ortamını oluşturmaları Batılıların Müslümanların gücüne inandıklarının kanıtıdır. Zira Batılılar insanlığa sulhu ve selameti ancak İslam'ın getireceğini biliyorlar.” şeklinde konuştu.

Konuşmasının devamında Müslümanların genel durumundan bahseden Kaplan: “Genel anlamda Müslümanlarda bir aşağılık kompleksi var. Tarih boyunca İslam ve Müslümanlar izzet ve şereflerinden ödün vermediler ancak son 200 yıllık süreçte Müslümanlarda bu kompleks görünmeye başlandı. ‘Müslüman üstündür', ‘Müslüman fazilet sahibidir' anlayışını kaybedersek eziklik başlar. Bizim üstünlüğümüz diğer insanları aşağılık görme anlamına gelmez ama mümin insan iman etmesinden dolayı üstündür. Bu fiziki veya fiili üstünlükten ziyade potansiyel bir üstünlüktür.  Zira mümin ve münkiri eşitleyemeyiz, bu anlayış Tanzimat Fermanı'yla içimize sokulmuş yanlış bir anlayıştır.” diye konuştu.

Yaşadığımız sorunu ‘çağ körleşmesi' olarak ifade ettiğini söyleyen Kaplan: “Yaşadığımız sorunları ben ‘çağ körleşmesi' olarak ifade ediyorum. Bu bahsettiğim çağ körleşmesi de iki şekilde cereyan ediyor. Birincisi bütün insanlığın batıya endekslenmesi yani bütün üretimin batıdan yapılması ve geriye kalan herkesin, her ülkenin veya medeniyetin tüketici konumunda olması. Bugün Çin için dünyanın yeni üretim gücü falan deniliyor ancak Çin üretileni üretiyor, yeni bir üretim veya yeni bir medeniyet geliştirdiği yok. Geçmiş dönemlerde Japonya içinde aynı şeyler söylendi ancak bugün Japonya'ya ait çekik gözler dışında bir şey bırakılmadı. İkincisi de bütün insanlığın kendinden mahrumiyeti. Yani kendi medeniyetinden ve kendi kültüründen mahrum kalması. Zihin dünyasının kendisine ait olmaması. Şuan bizim şeklen Müslüman olup zihnen Müslüman olmamamız gibi. Bugün Türkiye bu problemle karşı karşıya. Türkiye dışarıdan sömürgeleştirilemedi ama kendi kendini sömürgeleştirmeye başlıyor. Bunun farkında olup buna göre gardımızı almalıyız çünkü başımıza gelebilecek en büyük felaket başımıza ne geldiğini bilemez durumda olmamızdır.” dedi.

Konuşmasının sonunda çözüm yolarına da değinen Kaplan: “Bizim önümüzü açacak insan tipi gazeteci, akademisyen, müzisyen değil önümüzü açacak insanlar İslam âlimlerimizdir. Dolayısıyla bu âlimlerimizin yetiştiği ve yetiştirileceği medrese geleneğimize geri dönmeliyiz. Eğitim modelimiz de tekrardan medrese modelini oluşturmalıyız. “ diye konuştu.

Seminer soru ve cevap bölümünün ardından sona erdi.

 



Yorumlar Yükleniyor..
DİĞER TÜM YAZILAR
Kategoriye ait diğer yazılar
Göztepe mahallesi İSTOÇ 3. Cadde N Blok No: 6/103 Bağcılar / İstanbul - Email: sdamstrateji@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.