SDAM Seminer Etkinliği: “Türkiye Hukuk Sistemi”
ETKİNLİKLER - 08.05.2016 23:49
Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), 12 Mart 2016 tarihinde “Türkiye Hukuk Sistemi” konulu seminer düzenledi. Semineri, SDAM'ın kurucu üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı Av. Dr. Murat SADAK gerçekleştirdi.

SDAM SEMİNER ETKİNLİĞİ:

“TÜRKİYE HUKUK SİSTEMİ”

Stratejik Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), 12 Mart 2016 tarihinde İstanbul Fatih'teki genel merkezinin seminer salonunda, “Türkiye Hukuk Sistemi” konulu seminer düzenledi. Semineri, SDAM'ın kurucu üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı Av. Dr. Murat SADAK gerçekleştirdi.

Sistemden Beslenen Çevreler Hukuksuzluktan Rant Elde Ediyor

Türkiye'nin hukuk sisteminde yapısal problemlerin bulunduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Sadak, “Söz konusu problemlerin giderilmemesindeki başat unsur olarak, sistemden beslenen çevrelerin hukuksuzluktan rant elde etmesi gösterilebilir” dedi.

Türkiye'de Hukuk Sisteminin Telafi Etme Mekanizmaları Zayıf

Sadak, bütün hukukî sistemlerde hataların yapılabileceğini, zira insan unsurundan ötürü bu durumun kaçınılmaz olduğuna işaret ederek, “Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de doğal olarak hukukî hatalar yapılmaktadır. Ancak Türkiye hukuk sisteminin yapılan hataları ‘telafi etme mekanizmalarının' zayıf olması hasebiyle önemli sorunlarla karşılaşılmaktadır” dedi.

Sağlam Bir Hukuk Sistemi “Hukuk Toplumu” Gerektirir

İdeal bir hukuk sisteminin tam anlamıyla uygulanabilmesi için gerekli olan öncüllerinden birinin “hukuk toplumu” olduğunu belirten Sadak, hukuk toplumu teşekkül etmeden, “adalet” denen mefhum zihniyetlere ve davranışlara yansımadan gerçek bir hukuk sisteminin inşasının ve icrasının mümkün olmadığını vurguladı.

Türkiye'de Mahkemeler Bizatihi Cezalandırma Aracı Durumunda

Sadak, hukuk sisteminin önemli araçlarından olan mahkemenin, Türkiye'de bizatihi cezalandırma aracı haline geldiği tespitini yaparak; “şüphe sanığın lehinedir”, “savunma hakkı kutsaldır”, “suçu ispatlanmayana kadar herkes suçsuzdur” gibi hukuk sisteminin temel mottolarının ihlal edildiğini belirtti.

Türkiye'de “Seçkinci” Bir Hukuk Anlayışı Var

Sadak, Türkiye'de “seçkinci bir hukuk” anlayışıyla ayrımcılık yapıldığını ve kadro değişimlerinin söz konusu mantaliteyi değiştirmek yerine “kendinden olanı kollamacı-ötekini cezalandırıcı” yapısının devam ettirildiğini söyledi. “Seçkinci” hukukî yapılanmayı izah ederken Sadak, güncel bir örnek olması hasebiyle “Can Dündar ve Erdem Gül Davası”na da değindi. Anayasa Mahkemesinin iç hukuk yolları tüketilmeden esasa girdiğini ve “siyasi” olarak tahliye kararı verdiğini belirtti.

Son olarak, kamuoyunda “Yasin Börü Davası” olarak bilinen davanın avukatlarından olan Murat Sadak, davanın seyriyle ilgili önemli bilgiler paylaştı: “Davanın sulandırılmak istendiği hususunda ciddi şüphelerimiz bulunmaktadır. Zira soruşturma safhasından yargılama safhasına kadar önemli ihmallerin bulunduğu görülmektedir. Mahkeme heyeti de gayri-ciddi bir tutum içerisindedir. Asıl failler gözden kaçırılmaya çalışılmaktadır. Dava dosyasında bulunanların dışında, katliama sebebiyet verecek olan çağrıları yapan Selahattin Demirtaş-Zübeyde Zümrüt ve olaylara müdahale etme sorumluluğu bulunan fakat görevini yerine getirmeyen Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy'un da davaya dâhil edilmesi gerekmektedir.”



Yorumlar Yükleniyor..
DİĞER TÜM YAZILAR
Kategoriye ait diğer yazılar
Göztepe mahallesi İSTOÇ 3. Cadde N Blok No: 6/103 Bağcılar / İstanbul - Email: sdamstrateji@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.