Taliban ile Afganistan'da Yeni Süreç
DÜŞÜNCE ANALİZ - 10.02.2022 11:56
Afganistan, göze çarpan jeostratejik konumu itibariyle tarih boyunca gerek komşu ülkelerin gerek büyük emperyalist ülkelerin işgali tehdidine maruz kalmıştır. Afganistan halkının İslâmî kimliği ile ilişkili olarak bağımsızlığına yüklediği anlam, ülkenin dağlık fiziki yapısıyla bütünleşince Afganistan'ın işgali, tarihin bütün süper güçleri için yenilgiyi adeta zorunlu kılmaktadır.

Afganistan, göze çarpan jeostratejik konumu itibariyle tarih boyunca gerek komşu ülkelerin gerek büyük emperyalist ülkelerin işgali tehdidine maruz kalmıştır.

Afganistan halkının İslâmî kimliği ile ilişkili olarak bağımsızlığına yüklediği anlam, ülkenin dağlık fiziki yapısıyla bütünleşince Afganistan'ın işgali, tarihin bütün süper güçleri için yenilgiyi adeta zorunlu kılmaktadır.

Büyük İskender, Afgan dağlarında durduğu gibi, Sasanî İmparatorluğu Afgan dağlarına takılmış, Moğollar da Türkistan ve İran'ı kolayca istila ederken Afganistan'ı istila etmekte Müslüman Afgan halkının direnişiyle karşılaşmışlardır.

Modern dünyada ise 19. yüzyılda İngiltere, Hint kıtası işgalini bitirip Afgan dağlarına yöneldi ama Afgan direnişini kıramadı. Önceki yüzyılın son çeyreğinde Sovyetler Birliği: içinde bulunduğumuz yüzyılın bu ilk çeyreğinde ise ABD, Afganistan'dan yenilmiş olarak çekilmişlerdir. Bununla ilişkili olarak Afganistan için “yabancı ordu mezarlığı” kavramı dahi kullanılmıştır. Bununla birlikte son iki istilacı gücün yarım yüzyıla yaklaşan faaliyetleri Afganistan'ı yıpratmış ve bir dizi ihtilafla ekonomik sorun içinde bırakmıştır.

Sovyetler Birliğine karşı mücadele oldukça parçalı bir koalisyon tarafından kazanılırken ABD'ye karşı mücadeleyi Taliban hareketi Afgan halkının desteğiyle tek başına kazanmıştır. Öte yandan ABD istilası, Sovyetler Birliği istilasının dar ve yerel Sol desteğine karşı; nispeten geniş sayılabilecek, hem etnik hem mezhepsel, çok taraflı bir yerel koalisyon desteğine sahip olmuştur. ABD'nin yol açtığı katliamlar ve destekçilerinin karmaşık yönetiminin neden olduğu anarşizm, yolsuzluk, istikrarsızlık ve çatışma ortamı, söz konusu destekçi koalisyonu eritmiştir. Ancak ABD ve destekçilerinden kaynaklı bu karmaşık ortamın neden olduğu güvensizlik ve ekonomik sorunlar, Afganistan'ı bundan sonra yönetmeyi oldukça güçleştirmiştir.

Taliban hareketi, 1990'lı yıllardan bu yana ülkenin önemli bir kısmını yönetmektedir. Dış güçlerin bütün yaptırımlarına rağmen o bölgede asayişi sağlamış, halkın asgari ekonomik ihtiyaçlarını karşılamayı başarmış, kendi ilkeleri doğrultusunda eğitim-öğretimi yaygınlaştırmış ve ortaya istikrarlı bir yönetim koymuştur. Buna rağmen ABD'nin yol açtığı yıkım, istiladan sonra Taliban yönetiminin Afganistan'ın uluslararası bankalara erişimini engellemesi, İslam ülkeleri dâhil kendi etkisindeki ülkelerin Taliban yönetimiyle diplomatik ilişkiler geliştirmesinin önüne geçmesi; Çin ve Rusya'nın ise temkinli, hesaplı ve netlikten uzak bir yaklaşım içinde olmaları Afganistan zaferini elde eden Taliban hareketinin işini zorlaştırmaktadır. Özlü bir ifadeyle Afganistan, istiladan kurtulmuş olmakla birlikte istilacıların yaptırım ve engelleri ile kol ve ayaklarından bağlanmış bir hâl içinde olmaya devam etmektedir. Bu durum, Afganistan'da Taliban'la gelen istikrarın geleceği konusunda endişelere yol açmaktadır.

Analizimizde, Afganistan'da kendisine ait bir sosyoloji ve eğitim düzeniyle birlikte ABD'ye karşı verdiği mücadele ile büyüyen Taliban hareketinin devletleşmesi sürecinde Afganistan'ın özellikle dışarıyla ilişkilerinde oluşabilecek muhtemel gelişmeler ele alınmıştır...

 

Analizin Tamamına PDF Formayında Ulaşmak İçin Tıklayın

 

 


 

 



Yorumlar Yükleniyor..
DİĞER TÜM YAZILAR
Kategoriye ait diğer yazılar
Göztepe mahallesi İSTOÇ 3. Cadde N Blok No: 6/103 Bağcılar / İstanbul - Email: sdamstrateji@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.